Ahmet Selçuk İlkan’dan Alem FM’e Samimi Açıklamalar…

Ahmet Selçuk İlkan başarılı radyocu Füsun Tuncer’in hazırlayıp sunduğu Müzikvizyon’a konuk oldu ve tövbekar şarkısının hazin hikayesini ilk defa Alem FM dinleyicilerine anlattı!

 

Ünlü şarkıcı ve şair Ahmet Selçuk İlkan’ın açıklamaları şöyle; Biz dokuz kardeştik. Sevgili annem, hayatı sadece ızdırapla yoksullukla geçirmiş bir kadın. Her Anadolu kadını gibi ve üstelik Almanya’ya gitmemi istemiyordu. Yaprak dökümü gibi dökülmüştük biz bütün kardeşler, kimi evlendi, kimi gitti. Bir ben kalmıştım. Annem, ben de Almanya’ya giderken bir daha görüşemeyiz anlamında bir ifade de bulunmuştu. Hatta kızmıştı bana, biraz sitem etmişti. “Bak geçen hafta senden çok istedim, son bir fotoğraf, bir tek resmimiz olsun.” demişti. Ben de nasılsa çektiririz diye hep oyalamıştım. Futbol maçları arkadaşlar falan derken ayrılık günü arabaya bindiğimizde yine sitem etmişti, belki bir daha görüşemeyiz diye…

 

 

Babam da sitem etti. Dedi ki “Zeynep, Ahmet’e neden öyle diyorsun, bak yurt dışına gidiyor. Ne demek, saçmalama mutlaka bir daha buluşacağız” dedi. Ama annem haklı çıkmıştı.

 

Annem çok acılar çekmişti, anneme çok borçluydum ve kırkıncı gündü yurt dışına gideli, acı haber geldi babamdan. Annemi kaybettim. Büyük acılarla, büyük travmalar yaşadım. Sonra dedim ki, anneme bir borcum var, ne yapabilirim? Annemin dilinden, annem şair olsaydı ne yazardı diye düşündüm. Çünkü annemi gerçekten babasını göremeyen, babası Yemen’deki savaştan geri dönemeyen, annesini küçük yaşta kaybeden, dayılarımla büyüyen ve babamla evlendiğinde çok çok genç olan ve hayatı boyunca gülümsediği anları çok az yakalamış liseli çocuk olarak düşünüyorum ve o zaman annemin dilinden bir şair olsaydı ne yazardı diye düşündüm, çünkü ben bu kadar karamsar bir şarkı yazamazdım. Annemi dile getirdim, dedim ki “Genç yaşında yıktı beni kederler, kendi kaderime sitemkar oldum, ağlayan sonunda güler dediler, ömrümce gülmedim. Hayatın bütünü rüya, dostluklar yalanmış, sevgiler riya. Kızdım getirene beni dünyaya, anama, babama isyankar oldum.”

 

Çünkü dünyaya gelen bir çocuk var ama anne yok, baba yok, öyle yapayalnız.. Annemi bu şarkıda yaşatmaya çalıştım ve bu şarkıyı kırk kişi okudu sonra kırk ayrı sanatçı okudu. Çok küçük yaşta kalabalık bir resmimiz var ama ikimize ait baş başa bir resmimiz yok. Şu an benim için bir kitap çıkarılıyor, Büyükşehir Belediyesi tarafından. Ahmet Selçuk İlkan’ın dünü, bugünü, yarını anlamında. Düşünebiliyor musunuz, bir resim bile koyamıyorum. Yaşadıkça bütün annelere borcumuzu ödeyeceğiz inşallah. Onun için ne mutlu annesini kucaklayabilene. Ne mutlu annesinin sesini duyabilene, ne mutlu annesini mutlu edebilene. Çünkü yürekler taş olsa da ayrılacağı varmış, insan çok sevdiğini kaybedince anlarmış.” dedi. Ünlü sanatçı İlkan, Tuncer’e yaptığı duygusal konuşma sonrası gözyaşlarına hakim olamadı.

 

Kaynak: Alem FM