Aykut

Geçtiğimiz aylarda ikinci solo albümü ‘Sadece Sus’u müzikseverlerin beğenisine sunan şarkıcı Aykut ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik!

 

İşte O Röportaj!..

 

Erhan YİĞİTCAN: Merhaba Aykut Bey… Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Müziğe olan ilginiz nereden geliyor?

Aykut: Klasik bir cevap olacak ama fotoğraflarla da kanıtı olduğundan söyleyebilirim. 🙂 Çocukluğumda o zamanki 45’lik plakları elimden düşürmezmişim. Babam amatör olarak bağlama çalar. Yani evde her daim müzik vardı. Benim net hatırladığım 4-5 yaşlarımda Tom Jones’un ‘Dilayla’ ve Kenan’ın ‘Çilli Bom’ 45’liği favorilerimdi. Müziğe ve enstrümanlara karşı hep ilgim vardı.

 

Erhan YİĞİTCAN: 15 yıl aradan sonra ‘Sadece Sus’ isimli albümünüzle dönüş yaptınız. Bu süre zarfında ne gibi çalışmalar yaptınız? Albümünüzü ne kadar bir sürede tamamladınız? Hangi isimlerden destek aldınız?

Aykut: Evet ilk solo albümümü 2002 senesinde yaptım ve o dönem bağlı olduğum firmanın müzik meslek birlikleri ve televizyonlarla aralarındaki sorunlardan dolayı iyi giden albümün önü kesildi. Ben de açıkçası bu duruma üzüldüm ve albüm yapmama kararı aldım. 2006 yılında müzik öğretmenliğine başladım. Konservatuvarı bitirdiğim ve elimde öğretmenlik ehliyetim vardı. Neden yapmayayım dedim. 2013 senesine kadar müzik öğretmenliği yaptım. Yüksek Lisansı da bitirmiştim. Bu yüzden son 4 senedir özel bir kolejde yöneticilik yapıyorum.

Albümde 8 şarkı var. Bunların 3 tanesi cover yapıldı. Özdemir Erdoğan’dan ‘Pervane’, Türkçe sözleri Okan Yurdatapan, bestesi de Enrico Masias’a ait olan ‘Bu Ne Dünya Kardeşim’ ve rahmetli Yaşar Güvenir’den ‘Yalnızım Ben’ adlı şarkıları cover olarak yaptık.

Diğer 5 şarkı ise Serdar Ortaç’ın ‘Bana Eş Olacak’, Güven Baran’ın ‘Sadece Sus’, Gökhan Tepe & Hakkı Yalçın’dan ‘Yaşadığım Şüpheli’, ‘Yüreğin Varsa’ ve Fettah Can’dan ‘Yuva’.

Aranjör olarak İskender Paydaş, Selim Çaldıran, Ufuk Yıldırım, Candar Köker, Reha Falay ve Onur Cumaoğlu ile çalıştım.

Albüme müzisyen olarak destek veren dostlarım da Hüsnü Şenlendirici, Fahri Karaduman, Gündem Yaylı Gurubu, Göksun Çavdar, Mehmet Akatay, Eylem Pelit gibi isimler…

 

Erhan YİĞİTCAN: Projede (albüm) kliplendirmeyi düşündüğünüz bir şarkı veya şarkılar var mı? Klip seçimini neye göre belirliyorsunuz?

Aykut: Aslında bu albüme geçen yaz Kıbrıs’ta 3 klip çektik 🙂 Bunlardan üçüncüsü sadece sosyal medyada yayınlanabilir. Ama diğer ikisini televizyonlar için çektik. İlk klip şarkısı olarak ‘Sadece Sus’a karar verdik. İkinci klip ise ‘Yaşadığım Şüpheli’ olacak. Birinci klibimiz zaten 2645 Records’un YouTube sayfasında yayınlanıyor. Ancak bu şarkıya önümüzdeki günlerde bir klip daha çekip televizyonlarda o versiyonunu yayınlayacağız. Yani Türkiye’de belki de ilk defa bir şarkının iki klibi olacak 🙂 Ben klip veya çıkış şarkısını seçerken hiç tanımadığım kişilere dinletirim şarkılarımı… Ne müzisyenler ne de eş-dost değil yani. Bunun sebebi beni hiç tanımayan birisi albümü dinlerse bakalım hangi şarkıyı daha çok beğeniyor? Böylelikle de dinleyici diye adlandırdığımız kesime az da olsa ulaşıp fikir alıyorum.

 

 

Erhan YİĞİTCAN: Günümüz müzik sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk müziğini hangi etmenler zedeliyor?

Aykut: Günümüz müzik sektörünün hali içler acısı… Yeni albüm yapan bir sürü genç arkadaşımız var. Sanıyorlar ki bir single ile star olduk! Ben 30 yıldır şarkı söylüyorum. 60’lar 70’ler 80’ler ve devamındaki repertuvarın çoğuna ‘ezber olarak’ hakimim ve hala da öğreniyorum. Sahne zordur. Öyle önüne 20 şarkılık liste yapıp şarkı söylenmez. Doğaçlama gerektirir. Günümüz müzik sektöründe de maalesef her şey albümü yapan kişiden bekleniyor. Yapımcılar yatırım yapmıyorlar. Albümü yap, klibi çek, basın danışmanını ayarla, radyo PR ayarla, sosyal medya danışmanını ayarla, ayrıca CD basılacaksa onun parasını da sen ver! E sen ne iş yaparsın? Günümüz müzik sektörünün özeti bence ‘armut piş ağzıma düş’ anlayışındaki yapımcılar… Ya tutarsa diyerek gençlerin önüne bir de ağır sözleşme koyuyorlar. Al işte ‘Sanatçı’ oldun. Ben kendime sanatçı demem asla ben şarkıcıyım. Sabah erken kalkanın sanatçı olduğu bir ülkede varsın ben şarkıcı olayım 🙂

 

Erhan YİĞİTCAN: Son zamanlarda dinlemeyi en çok sevdiğiniz 5 şarkıyı (Türkçe, yabancı farketmez) bizimle paylaşır mısınız?

Aykut: ‘Ben Yoruldum Hayat’ (Sevgili Mümin Sarıkaya asker arkadaşımdır), Tanju Okan’dan ‘Kadınım’, Levent Yüksel’den ‘Med Cezir’, Steve Wonder’dan P’art Time Lover’ ve MFÖ’den ‘Sakın Gelme’.

 

Erhan YİĞİTCAN: Peki, hobileriniz ve fobileriniz nelerdir?

Aykut: Benim en büyük hobim futbol ve Beşiktaş. Boş zamanlarım olursa büyük bölümünü bunlarla geçiririm. Zaten asla İstanbul’da maç kaçırmam. Semtte olurum mutlaka maçtan önce. Hatta bu hobimden dolayı iki sene iki ayrı gazetede maç yazıları bile yazmışlığım var 🙂 Fobilerim hiç olmadı benim. Yani o derece bir durumum yok 🙂

 

Erhan YİĞİTCAN: Yakın zamanda gitmeyi düşündüğünüz herhangi bir yer var mı? Bu zamana kadar gittiğiniz yerler arasından hayran kaldığınız bir yer oldu mu?

Aykut: Ben Emirgan’da doğdum. Yani boğaz çocuğuyum. Nereye gidersem gideyim bana daha güzel gelmiyor. Bodrum Gümüşlük’te yazlığımız var. Orayı da ayrı severim. Sakinliğini ve doğal güzelliğini severim Gümüşlük’ün. Bir de Karadeniz’e hayran kalmıştım. Trabzon ve Rize’deki yeşillik ve doğal güzellikler inanılmaz. Yurt dışında da Beşiktaş maçına gittiğimde Prag’ı çok beğenmiştim.

 

Erhan YİĞİTCAN: Karlı bir havayı mı daha çok seviyorsunuz yoksa güneşli bir havayı mı? En son ne zaman kumdan kale veya kardan adam yaptınız? 🙂

Aykut: Ben yaz mevsimini severim. En son 2 sene önce kızımla kardan adam yapmıştık. Kumdan kale konusuna gelince de minik çocukları gördüğüm an otururum yanlarına yaparım onlarla 🙂 İçimde hep muzır bir çocuk vardır benim.

 

Erhan YİĞİTCAN: Bu keyifli sohbet için teşekkür ediyoruz… Son olarak platformumuz Müzrad hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?

Aykut: Ben teşekkür ederim. Böyle kaliteli ve dinleyicilerle bizleri buluşturan, müziğin daha da kaliteli olmasına destek veren platformların çoğalması lazım. Buna ön ayak oluyorsunuz bence… Ayrıca standart sorularla değil de değişik sorularla bir röportaj yaptık. Bunun için sizi ayrıca tebrik ediyorum. Müziğin daha ileriye gidebilmesi ve gençlerin önünün açılması için desteklerinizin olması gerek. Bu konuda da önemli bir misyon üstlenmişsiniz. Tebrik ediyorum. Sevgilerimle…