Jale Şengün

Baba Radyo’nun deneyimli radyo programcısı Jale Şengün ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 

İşte O Röportaj!..

 

Erhan YİĞİTCAN: Jale Hanım öncelik merhabalar… Nasılsınız? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Jale ŞENGÜN: Merhaba, Teşekkür ederim. Kendimden bahsedeyim elbette. Yirmi, küsur yıldan bu yana medya dünyasının büyüsüne kendini kaptırmış biri var karşınızda. İletişimin her şekli benim için keşfetmesi müthiş zevkli olan sihirli mecralar gibi. Anlatacak hikayeleri, paylaşacak hayat sevinci olan ve bunu kamera ya da mikrofon karşısında yapmaktan zevk alan biriyim. Ne mutlu bana ki karşımda beni dinlemekten zevk alan insanlar oldu. Zaman içinde hiç karşılaşmamış bile olsak bir çeşit dostluğa dönüştü bizimkisi. Yalnızca ben değil, onlar da yaptığım programın birer parçası oldular. Hep seslendiğim gibi dinleyicilerim benim aynı zamanda editörlerim, metin yazarlarım, eleştirmenlerim ve sohbet arkadaşlarım.

Uzun yıllar radyo ve TV programlarını birlikte yürüttüm. Sabah programı formatını Türkiye’de ilk uygulayan da ben oldum. Bunun ötesinde çok kısa bir süre öncesine kadar İstanbul Barosunda görev yapan bir avukattım. Radyo programcılığını yeniden meslek olarak yapabilmek için belirsiz bir süreliğine bu işime ara verdim. Tek bir alan yeterli gelmedi sanırım hiçbir zaman. Yazarım, çizerim, araştırırım. Yeni bir şeyleri deneyimlemekten çok zevk alırım. Bu da radyo için mükemmel bir besin kaynağı oluyor elbette.

 

Erhan YİĞİTCAN: Radyoculuk kariyeriniz ilk olarak hangi radyoda ve nasıl başladı? İlk yaptığınız anonsu ve ilk çaldığınız şarkıyı hatırlıyor musunuz?

Jale ŞENGÜN: İşin ilginç yanı şu an görev yaptığım çatının altında başladı her şey. Benim ilk program yaptığım radyo Best FM’dir. Yeniden yuvaya döndüm diyebilirim rahatlıkla. İlk anonsumu kelime kelime hatırlamıyorum ama çok heyecanlı olduğumu hatırlıyorum 🙂 Potansı açıp karşımda beni dinliyor olduklarını umduğum herkesi selamladım. İsmimi filan söyledikten sonra şarkıyı anons ettim. Zuhal Olcay’ın bir şarkısı o dönemde çok sevilmeye başlamıştı. ‘Sen Bana Fazla İyisin’. Önce onu ardından da Zerrin Özer’in ‘Hep Bana’ şarkısını çaldım. Yıllar geçti pek çok radyoda, pek çok program yaptım. Heyecanım her zaman devam etti. Bugün bile hala yeni bir programa başlayacağım zaman midemde kelebekler uçuşur ama o gün bambaşkaydı.

 

muzrad_jale-sengun2

 

Erhan YİĞİTCAN: Geçtiğimiz günlerde Baba Radyo’da program yapmaya başladınız. Bir kez daha hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz. Programınızı ilk kez dinleyen bir dinleyici programınızda neler bulabilir?

Jale ŞENGÜN: Teşekkür ederim. Dediğim gibi yeniden Best Medya Grubunun çatısı altındayım. Baba Radyo buranın çok değer verilen, önemli bir parçası. Geldiğim andan itibaren çok çabuk ısındığım bir yer olduğunu söyleyebilirim. Dedim ya, yeni şeyleri denemeyi seviyorum. Uzun yıllar Pop Müzik çalan radyolarda program yaptığım için beni dinleyenler bu yeni formata bu kadar çabuk alışmama şaşırdılar belki ama müziğin her türü hayatımda zaten hep yer aldı. Aileden gelen bir Türk Müziği sevdası var. Dedem bir tambur üstadıydı. Ablam Aylin Şengün Taşçı da Kültür Bakanlığı sanatçılarından. Ben de yıllarca Devlet Türk Müziği Topluluğunun konserlerinin sunumlarını yaptım. Halk Müziği ve Arabesk de bu coğrafyada yaşayan herkesin aslında kodlarına işlenmiş durumda. Baba Radyo bu türlerin hepsinin en kaliteli örneklerini bünyesinde toplamayı amaçlıyor. Bu da işi daha renkli kıldı benim gözümde.

Programı dinleyenler işte bu müzik türlerinin hepsini ve bunun ötesinde gülümseyen bir sohbeti bulabileceklerdir diye düşünüyorum. “Ah ne zamandır duymamıştım, ne iyi geldi” dedirtecek şarkıların yanı sıra gündemin en sevilen şarkıları da var listemde. Sadece hit şarkıları çalmak bir süre sonra sizi tekdüzeliğe düşürüyor. Oysa zamanın ve farklı beğenilerin içerisinde dolaşmak çok zevkli. Tabi bu işin müzik tarafı. Bunun dışında programın olmazsa olmazı sohbet kısmı. Bazen sadece çaldıklarım şarkılar ya da sanatçılar hakkında konuşuyoruz. Sonra söz öyle bir yere geliyor ki kendimizi aşktan, hayattan, alışverişten ya da tuhaf huylarımızdan bahsederken buluveriyoruz. Mesajlar çok önemli benim içim.  Neyse ki dinleyicilerim de yalnız bırakmıyorlar. Yayın boyunca hatta sonrasında bile konuştuklarımıza dair müthiş eğlenceli, ilginç ya da romantik mesajlar yazıp gönderiyorlar. Günün en zorlu saatlerinde yayın yapıyorum. İşler hem evde hem de işyerinde oldukça yoğun ama bir kulağı bende olan dostlarıma bir omuz da ben veriyorum, günü daha renkli hale getiriyoruz, az şey mi? 🙂

 

Erhan YİĞİTCAN: Sizce Radyo Programcısı olmak nasıl bir duygudur? Dinleyenlerinize seslenirken neler hissediyorsunuz?

Jale ŞENGÜN: Bu çok can alıcı bir soru benim için. Çünkü yaptığım işe ciddi anlamda aşığım. Zaten ancak bu şekilde uzun zaman yapılabilecek bir iş radyo programcılığı. Küçük loş bir odada oturuyorsunuz. Karşınızda bir mikrofon. O kadar. Kalanı sizin tahayyül yeteneğinize kalmış bir anlamda. Tek taraflı gibi görünse de aslında etkileşimli bir iş Radyoculuk. Dinleyenlerle birbirinizin hayatına pencereler açıyorsunuz. Mesajlarda sizi dinleyen kişilere ait ipuçları yakalıyorsunuz ama bu karşılıklı. Siz de kendinize dair öyle çok şey anlatıyorsunuz ki. Annem hatta bana kızar arada sırada. “Valla kızım özelimiz kalmadı, evde ne olup bitse gidip orada anlatıyorsun” diye. Binlerce kişi tek bir insanmışçasına sesleniyorsunuz ama bunu yaparken de çok hassas olmanız gerektiğinin bilincinde olmanız gerekiyor. Benim gibi bir metne sadık kalmadan program yapanlar için samimiyet ve nezaket en önemli iki unsur diye düşünüyorum. O bağ kuruldu mu bir kere aranızda sonrası pür keyif zaten.

 

Erhan YİĞİTCAN: Radyolarda dinleyici potansiyelini artıracak bir çalışma yapsaydınız nasıl bir çalışma olurdu bize biraz bundan bahseder misiniz?

Jale ŞENGÜN: Artık her şey interaktif olma yolunda. İnsanlar yalnızca dinlemekle yetinmek istemiyorlar. Söyleyecek sözleri var. Hatta müzik listenizde de söz sahibi olmak istiyorlar ve buna hakları var. Bu anlamda sosyal medya mecralarıyla ne kadar işbirliği yaparsanız o kadar başarıya ulaşırsınız diye düşünüyorum. Tabi ki çok araştırmak, okumak ve dinleyicinin nabzını da tutmaya çalışmak gerekiyor. Öneri ve eleştirileri iyi okumak ve yenilikçi olmak gerek. Tekdüzelikten kaçınmak şart. Tüm bunların ötesinde tabii ki tanıtımınızı da çok akıllıca yapmanız gerekiyor. Hem programınızın hem de radyonun bir kimliği olmalı. Kendini o kimlikle özdeşleştiren dinleyici zaten bir biçimde sizle buluşuyor.

 

Erhan YİĞİTCAN: Peki, bir hedefiniz ya da gerçekleştirmek istediğiniz bir düşünceniz var mı?

Jale ŞENGÜN: Öncelikli amacım programımı mümkün olan en üst başarı seviyesine çıkarmaya çalışmak tabii ki. Ancak artık yavaş yavaş birikimimi de değerlendirebileceğim bir sorumluluğa kendimi hazır hissetmeye başladım. İşin vitrininde olmak güzel ama mutfağı da çok zevkli. Programcılığın yanı sıra işe yön veren ekibin bir parçası olmak da çok cazip. Belki kısa bir süre sonra, neden olmasın? 🙂 Bunun ötesinde radyo ile çok bağlantısı olmasa da bir kitap projesi hayata geçiyor yakında. Şimdilik sürpriz ama şu kadarını söyleyebilirim: Türkiye’nin en önemli yayınevlerinden biri ile anlaşmamızı tamamladık. Yazdığım roman 2016’da okuyucuların karşısına çıkacak. Bu da beni en çok heyecanlandıran hedeflerden biri.

 

muzrad_jale-sengun3

 

Erhan YİĞİTCAN: Günlük hayatınızda genellikle neler yaparsınız? Sosyal medya uygulamalarından (Facebook, Twitter, Instagram) hangisini daha sık takip ediyorsunuz?

Jale ŞENGÜN: Aslında sanıldığından daha izole bir hayat sürüyordum bir süredir. Kitap yazmak kıskanç bir uğraş. Sizi kendine ayırmak konusunda ısrarcı. Fakat radyoya dönüşle birlikte hayatım da daha hareketlendi ister istemez. Facebook ve Twitter’da varım. Hem yayıncı kimliğimle hem de arkadaşlarıyla buluşan Jale olarak. İnstagram ile şimdilik uzaktan bakışıyoruz ama yakın zamanda orada da olacağım sanırım. Bunun dışında gezerim, okurum, dostlarımla nitelikli zaman geçirmeye çalışırım. Televizyondan uzak duruyorum hemen hemen on yıldır. Herşeyi netten takip eder oldum.

 

Erhan YİĞİTCAN: Röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak yeni sitemiz Müzrad (muzrad.com) ile ilgili olarak neler söylemek istersiniz?

Jale ŞENGÜN: Ben teşekkür ederim 🙂 Müzrad bizim sektörümüzdeki bilgilenme ihtiyacını çok iyi okuyup buradaki boşluğu çok başarılı ve objektif biçimde dolduran bir site oldu. Zaman içindeki gelişmelerini takip ettikçe özellikle bizim mesleğimizdekiler için ne kadar vazgeçilmez olduğunu görmemek imkansız. Hem bizim sesimiz hem de dinleyicinin sevdiği isimlere doğrudan ulaşabileceği bir yer muzrad.com. Sorularınızın niteliği bile kalitesini ve yaklaşımını çok güzel ortaya koyuyor. Nice yıllar aynı seviyeli ve hızlı haberciliği sürdürmeniz ve radyo sektöründeki haberleri sizin sayfalarınızda okumak dileğiyle 🙂

 

muzrad_jale-sengun4