Kübra Kaçmaz

Radyo Alaturka’da ki programlarıyla dikkatleri üzerine çeken ve tam bir radyo aşığı olan Kübra Kaçmaz ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik!

 

İşte O Röportaj!..

 

Erhan YİĞİTCAN: Merhaba Kübra Hanım… Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Radyoya olan sevginiz nereden geliyor?

Kübra KAÇMAZ: Ben 1989 Samsun doğumlu, 4 çocuklu mükemmel bir ailenin en küçük kızıyım. Radyoya merakım küçüklüğümden bu yana vardı. Doksanlı yıllar radyonun en görkemli yıllarıydı ve ben de ucundan kıyısından yakalayabildim. Radyo dinlemek hep daha çekici gelmişti ve o zamanlardan özenmeye başlamıştım bu işe… Çocukken tarakları mikrofon yapıp Spikercilik (!) oynardım 🙂

İstanbul Üniversitesi Radyo – TV Yayıncılığı bölümüne başlamamla beraber hayallerimin bir kısmını gerçekleştirdiğime inanıyordum. Nitekim öyle de oldu… Üniversitede hazırladığımız bir projede keyifli bir kayıt gerçekleştirdik. Hocamızın beğenisinden de destekle  ben bu işim yaparım dedim kendime. O zamanlar herkes televizyonlara, gazetelere yöneliyordu ama ben radyoyu seçtim. Radyonun devri bitiyor cümlelerine hiç kulak asmadan… Radyo asla tükenmeyecek çünkü buna çok inanırım. Yeri her zaman bambaşkadır.

 

Erhan YİĞİTCAN: Radyo Alaturka ile tanışmanız nasıl oldu? Ne kadar süredir program yapıyorsunuz? Programlarınızda nelerden bahsediyorsunuz?

Kübra KAÇMAZ: Radyo Alaturka ile tanışmam bundan beş yıl önce gerçekleşti… Dün gibi aklımdan ilk iş görüşmesine gidişim. Aile sıcaklığını hissettiğiniz ender kurumlardandır. Biz birbirimizle çatışmaz, her zaman destek oluruz, eksiğimiz varsa beraber tamamlarız… Radyo Alaturka ruhu bambaşkadır.

Ben sabahları 07.00’de açarım mikrofonu ve o gün ne hissediyorsam paylaşırım dinleyicilerimle, zaten şarkılarda eşlik eder bize güzel bir yolculuğa çıkarız… Dinleyicilerim de beni yalnız bırakmazlar, onlardan gelen mesajları paylaşırım, gündemden dikkat çeken başlıklar, anlık yol durumu, konser ve etkinlik duyurularıyla üç saati tamamlarız.

 

Erhan YİĞİTCAN: Mikrofonla tanıştığınız ilk günden bugüne nasıl bir serüven yaşadınız? İlk anonsunuzu ve ilk çaldığınız şarkıyı hatırlıyor musunuz?

Kübra KAÇMAZ: Mikrofonla tanışmam profesyonel anlamda ilk kez 2010 yılının Kasım ayında başladı… Sürekli oyun havaları çalan eğlenceli bir radyoda başladım ilk yayınıma, yine sabah saatlerindeydi programım. Stüdyoya gelmeden önce bir sürü konuşma hazırlamıştım kağıda yazıp çizdim. Ancak o mikrofonu açınca kağıda hiç bakmadan içimden geldiği gibi başladım anonsuma… Çaldığım şarkıyı hatırlayamıyorum fakat o günkü heyecanımı hiç unutamam.

2011 yılının Temmuz ayında Radyo Alaturka ile aynı grupta bulunan Karmatürk’te yayınlarıma başladım. O dönemlerde akşam saatlerinde Radyo Alaturka’da yayınlanan bant programlarım vardı. Sabah canlı yayınlarımı pop şarkılarla Karmatürk’te devam ediyordum…

Daha sonra Radyo Alaturka’da canlı yayınlarıma başladım. O günden bugüne dinleyicilerimle bu güzel eserleri buluşturmaya devam ediyorum.

 

Kübra Kaçmaz | Röportaj

 

Erhan YİĞİTCAN: Altı yıllık mesleki kariyeriniz boyunca yayın esnasında unutamadığınız bir anınız varsa paylaşır mısınız?

Kübra KAÇMAZ: Anılar çok fazla tabii… Ama en unutamadığımı paylaşayım sizlerle. Radyo Alaturka ile aynı grupta bulunan bir diğer radyomuz Radyo Ahenk’ti. Bizler de paket programlar hazırlardık bu radyomuza destek amaçlı. Bir gün Safiye Soyman geldi radyomuza, tam ben yayınımı bitirmiş, çıkacakken birden yönetmenim ‘acilen Safiye Hanım ile canlı yayına girmen gerekiyor’ deyince şaşırdım ve kendimi stüdyoda buldum. Çok tatlı bir hanım Safiye Soyman, sıfır hazırlıkla girdik programa ama çok keyifli, bol kahkahalı bir yayın olmuştu.O günü hiç unutamam.

 

Erhan YİĞİTCAN: Hayatınızı ya da mesleğinizi kaleme alsanız nasıl bir kitap ortaya çıkarırsınız? İsmini ne koyarsınız mesela?

Kübra KAÇMAZ: ”Seyir Defterim” olurdu herhalde adı… Hem gezmeyi çok severim, hem insanların hikayelerinde yolculuk yapmayı… Benim kitabımın adı ancak bu olurdu diye düşünüyorum. Aslında yazmayı severim ama kendi adıma söylemek gerekirse, her zaman o enerjiyi bulmak zor, çok nadir uğrar bana 🙂 O yüzden kitap yazmayı ciddi anlamda düşünmedim.

 

Erhan YİĞİTCAN: Biraz geçmişe gidelim… Küçükken büyüklerimiz bize ‘büyüyünce ne olmak istersin’ diye sorarlardı. O zamanlarda ne gibi cevaplar verirdiniz? İlginiz yine radyo üzerine miydi?

Kübra KAÇMAZ: Ben haber spikeri olmayı isterdim… Kitapları bile o edayla okumaya çalışırdım 🙂 Ama lisedeyken İngilizce öğretmeni olma hayalim olmuştu bir dönem, bu gerçekleşti de zaten kısa bir dönem İngilizce öğretmenliği de yapmışlığım var ama bana göre değilmiş, çabuk anladım 🙂

 

Kübra Kaçmaz | Röportaj

 

Erhan YİĞİTCAN: Fanatik bir Beşiktaşlı olduğunuz dikkatimizden kaçmadı. Beşiktaş’ın her maçını takip eder misiniz? Takım tutkunuz nereden geliyor?

Kübra KAÇMAZ: Beşiktaş’ın her maçını, her bestesini kısacası her şeyini takip ederim. Dikkatinizden kaçmaması çok normal, anlatamayacağım bir sevgim var Beşiktaş’a, zaten herkesin sempatisini kazanan bir takım duruşuyla, taraftarıyla,samimiyetiyle… Takım tutkumun ağabeyimle alakası var diye düşünüyorum, küçüklüğümden itibaren beni stadlara götürmeye başladı… Tabi benim de içimde varmış yoksa bu kadar aşkla bağlamazdım Beşiktaş’a 🙂 Beşiktaş’ım sen çok yaşaaa 🙂

 

Erhan YİĞİTCAN: Günlük hayatınızda neler yaparsınız? Sosyal mecraları ne amaçla kullanırsınız ve ne sıklıkla paylaşım yaparsınız?

Kübra KAÇMAZ: Yayınım erken saatlerde bittiği için şanslıyım. Bol bol malzeme toplama imkanım var…Sinema tiyatro, sergiler, fuarlar, hayatı kaçırmamaya çalışıyorum kısaca.. Hafta sonu küçük gezilerle değerlendirmeye çalışırım. Sık sık küçük molalar veririm, İstanbul’un karmaşasından ne kadar uzaklaşsak kardır diye düşünüyorum çünkü… Gün benim için çok erken başladığından hafta içi gece gezmelerine pek zaman ayıramıyorum.

Sosyal mecralarla aram çok iyidir. Yayınımdan kareler paylaşırım sık sık. Dinleyicilerimle oralarda buluşuyoruz en çok. Güzel doğa fotoğrafları çekmeyi ve bol bol paylaşmayı da ihmal etmem.

Artık hepimiz gündemi sosyal mecralardan takip ediyoruz, televizyon dönemi bitiyor.Hayatımızda yeri çok büyük bu alemin o yüzden herkesin yeteri kadar kullanması gerek, özellikle bizim gibi medya çalışanlarının daha yakından ilgilenmesi gerekiyor.

 

Erhan YİĞİTCAN: Röportaj için teşekkürler… Son olarak platformumuz Müzrad hakkında neler söylemek istersiniz?

Kübra KAÇMAZ: Müzrad sektörden haberler almamızı kolaylaştıran, diğer radyolardaki arkadaşlarımızla ilgili haberler aldığımız harika bir platform. Bizlere önem verdiğinizi görmek çok güzel, iyi ki varsınız, teşekkürler Müzrad ekibi…