Olcay Akay

URYAD Genel Müdürü ve Karnaval Media Group’un Regülasyon ve Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcılığı’nı yürüten Olcay Akay, Müzrad’a konuk oldu!

 

İşte O Röportaj!..

Erhan YİĞİTCAN: Öncelikle merhaba Olcay Hanım… Öğrenim hayatınızdan başlayarak günümüze dek uzanan süreci merak ediyoruz. Arkeoloji bölümü mezunusunuz. Okul hayatınız nasıldı? O yılları özlüyor musunuz? Bölümünüz kapsamında ne gibi kazanımlar elde ettiniz?

Olcay AKAY: Evet, Dil Tarih Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü mezunuyum. Filmlerde büyük zevk ve hayranlıkla izlediğim arkeolog maceraları bu bölümü tercih edip okumamda çok etkili olmuştu. Ancak hiç unutmam iyi bir arkeolog olma umidiyle başladığım okulun ilk yılı hocamız Sn.Cevdet Bayburtlu’nun dersinde “Okulu bitirince ne olmayı planlıyorsunuz?” sorusuyla hayal kırıklığına uğramış ve okul bitince, maalesef idallerimi gerçekleştirmekte zorlanacağım ümitsizliğiyle yüzleşmiş oldum.

Tabi ki öğrencilik yıllarımı çok özlüyorum, o dönemde ne kadar önemsiz sorunları kafamıza takıyormuşuz… Oysa sonradan anlıyorsunuz ki hayatın en rahat ve kolay olduğu dönem öğrencilik yılları…

 

Erhan YİĞİTCAN: Medya sektörüyle tanışmanız nasıl oldu? Daha önce yürüttüğünüz görevler kapsamında firmaların idari ve mali yönleriyle sorumlu olmanız dikkatimizi çekti. Bu konuyla ilgili bir eğitim aldınız mı? Sizce tecrübeyi ne gibi ögeler oluşturuyor?

Olcay AKAY: Hacettepe Üniversitesi’nde Şirket Finans uygulamaları ile ilgili uzun bir eğitim aldım.

Uzun yıllar Mydonose Radyo grubunda İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yrd. görevinde bulunmam ve bu göreve, muhasebe departmanında alt kadrolarada başlayarak tecrübe edinerek gelmiş olmam işte başarı sağlamama yardımcı oldu. Eğitim tabi ki çok önemli ancak alınan eğitim iş hayatımızda tecrübeyle değerli oluyor, anlam kazanıyor ve  karşılık buluyor.

Tecrübe bence, satın alamayacağınız, iş ve sosyal yaşamınızda biriktirdiğiniz maddi olmayan karşılığı ölçümlenemeyecek bir değer…

 

Erhan YİĞİTCAN: Sekiz yıla yakın bir süreçte Radyo Mydonose’un Genel Müdür Yardımcılığı’nı yürüttünüz. Bir radyonun Genel Müdür Yardımcısı ne gibi çalışmalar yapar?

Olcay AKAY: Benim ilgilendiğim kısım idari ve mali işleri kapsıyordu.

Görevim sırasında, teknik bölümden muhasebe bölümüne kadar, yayın hariç tüm işleyişi organize etmek zorundaydım. Mydonose Radyolar Grubu; Ankara’da yayın yapan, yüze yakın personeli olan, büyük kurumsal bir yapıya sahip, Reysaş Holding’e bağlı bir şirketti.

Dolayısıyla yaptığım işte, hem çalıştığım yayın kuruluşuna hem de bağlı olduğum holdinge karşı sorumlulukları taşımak zorundaydım. Bu arada radyo ve televizyonların bağlı olduğu düzenleme kurulu olan RTÜK’e karşı sorumluluklar da bu süreç içerisindeki görevlerim arasında yer alıyordu.

 

Erhan YİĞİTCAN: Kariyerinizde adım adım yükselerek Karnaval Media Group’ta Regülasyon ve Kurumsal İlişkiler Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildiniz. Görevinizin içeriği hakkında bilgi verir misiniz? Sizce bir markanın kurumsal ilişkilerini güçlendiren en önemli etmen nedir?

Olcay AKAY: 2011 yılında Mydonose Radyolar o zamanki adıyla Spectrum Medya bugünkü adıyla Karnaval Medya’ya satıldı. O tarihten bu yana Karnaval Medya Grubu’nda çalışmaktayım.

Kurumsal firmalarda regülasyon ve kurumsal ilişkiler çok önemli…

Bu alanlarda göstermiş olduğunuz başarı ya da başarısızlık yalnız çalıştığınız ve temsil ettiğiniz kurumları değil, ilgili sektörü de etkileyeceği inancındayım. Bu düşünceyle  işimi elimden geldiğince hassas ve önemle yapmaya çalışıyorum.

Markaların kurumsal ilişkilerini güçlendiren en önemli etmen bence, güçlü ve güncel hikayeleri olmaları. İçeriklerinin sağlam olması.

 

Erhan YİĞİTCAN: Peki yeni oluşan bir markanın kurumsallaşma ve iyi bir itibara sahip olması ne kadar bir süre zarfında oluşturulur? Kurumsal itibarı ne gibi etmenler zedeliyor?

Olcay AKAY: Markanın kurumsallaşması için öncelikle yukarıda da  bahsettiğim üzere yola çıkış hikayesinin güçlü olması gerekiyor. Sonra yol arkadaşlarını iyi seçmesi, ki bu markanın paketi için önem arz etmekte…

Ülkemizde maalesef kurumların  markalaşması, yani şirketlerin işlerini ve isimlerini  markalaştırması biraz geç önemsendi. Dünyada yer alan en iyi 100 marka içerisinde Türkiye’den bir iz yok. Oysa global dünyada en büyük ederi markalar oluşturmakta!

 

 

Erhan YİĞİTCAN: Öte yandan RİAK (önceki adıyla URYAD)’ın Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi görevinizde sürüyor… Radyo ölçümlemeleri nasıl gerçekleştiriliyor? RİAK ne gibi çalışmalar yürütüyor?

Olcay AKAY: Araştırmayı belirttiğiniz gibi  RVD – RD – RATEM ve URYAD ortaklığında kurulan RİAK A.Ş. organizasyonel yapısı altında yaptırmaktayız!

Araştırma iki aşamadan oluşmakta;

Birincisi panelist havuzunun oluşturulmasını sağlayan VTA yani Veri Tabanı Araştırması. Bu araştırma ESTİMA-ANAR ve şu anda da DİYOLOG Araştırma şirketleri tarafından yapılmakta. 2 yılda bir yenilenmesi, ilgili yönetmelik gereği şart koşulan araştırma için veriler TÜİK’den alınan 40.000 hane ve bu hanelerde yaşayan tüm bireylerin demografik bilgileri alınmasıyla 30 ilde gerçekleştirilmektedir.

İkinci kısım ‘Panel Araştırması’… Bu araştırmayı CATİ metotolojisi ile yapmaktayız. Yani her ay telefon ile 9000 panelistin radyo dinleme alışkanlıklarını beyan olarak alıyoruz. 9000 panelist her yıl en az %20 oranında değişiyor. Ses, yaş, eğitim, cinsiyet, bölge alt kırılımlarını her ay raporluyoruz.

Ayrıca yılda iki kez içerik araştırması yaptırıyoruz. Çünkü aylık raporladığımız araştırmamız bize radyo yayınlarında yeniden içeriğe yatırım yapılmasının önemini hatırlattı.  Bu doğrultuda yaptırdığımız içerik araştırması yayın kuruluşları için önem arz ediyor…

 

Erhan YİĞİTCAN: Radyoların dijitalleşme sürecini ve DAB standardıyla alakalı ne düşünüyorsunuz? Sizce dijitalleşmenin radyolara katkısı var mı?

Olcay AKAY: DAB yani FM bandı yerine Dijital Ses çıkışı ile yayın  yapılması tüm Avrupa’da yıllardır tartışılan bir konu ve nihayet Avrupa’da ilk DAB yayına geçen ülke bu yılın başında, yani 11 Ocak’da Norveç oldu. Yerel yayınların 5 yıl daha devam etmesi koşuluyla. Ancak ülkede halen tartışmalar sürüyor. Maliyetin yüksek olduğu, kullanılan cihazların tamamen değişmesine karşı çıkan Norveç halkı, analog yayın yapan radyolarına sahip çıkmaya çalışıyor.

Sistemde tüm otomobil radyoları dahil evde kullandığımız basit analog cihazların değişmesi ciddi anlamda maliyet oluşturmakta…

Tabii ki tüm alt yapı maliyeti karşılanabilir olsa dijital sinyallerin, analoglara göre daha kaliteli, kapsama alanının daha geniş ve yaklaşık sekiz kat daha az maliyetli olduğu kesin!

Birçok sıkıntıyı ardında bırakmış gelişmiş ülkeler içerisinde yer alan Norveç gibi bir ülkede bile sıkıntılı ve sancılı bir geçiş yaşanıyorsa, bizim ülkemiz için dijital yayına geçiş maalesef daha uzun yıllar alacak gibi.

 

Erhan YİĞİTCAN: Birazda farklı konulara yönelelim… Çağımızda sosyal medyanın biliyorsunuz ki büyük bir rolü var. Peki, sizin hayatınızda sosyal medyanın ne gibi bir yeri var? Çok sık ilgilenir misiniz?

Olcay AKAY: Sosyal medyaya çok fazla zaman ayıramıyorum.

 

Erhan YİĞİTCAN: Hayatınızı ya da mesleğinizi kaleme alsanız nasıl bir kitap ortaya çıkarırsınız? İsmini ne koyarsınız mesela?

Olcay AKAY: Hiç düşünmediğim bir konu, ama profosyonel anlamda çalıştığım Medya sektörü çok renkli, sanırım bir isim bulmakta zorlanmazdım…

 

Erhan YİĞİTCAN: Renk kattığınız teşekkür ederiz… Son olarak platformumuz Müzrad ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Olcay AKAY: Doğru ve tarafsız altını doldurabilen haberler yaptığınızsizlere destek vermekten her zaman zevk duyacağım.