Sahte Dinleyici Kitlesi

muzrad_gokce-ozcan-kose-yazilari

 

Geçmişten günümüze radyo ve televizyon dünyası internet kullanımıyla birlikte gelişim gösteriyor. Tabii internet kullanımının medyaya olan etkisini sırf pozitif yönde değerlendirmek de yanlış olur.  Önceden radyodan duyduğumuz bir sesin görüntüsünü kafamızda canlandırırdık. Sesini gerçekten yansıtıyor mu? Güzel mi, çirkin mi…? Bıyıklı mı, koca göbekli bir adam mı acaba? Bunlar günümüzde tarih oldu… Sosyal mecralarda nasıl biri olduklarını, hobilerine, fobilerine kadar öğrenmekte mümkün. Sosyal medya internetin güzel yanlarından biri, tabii onun da medyaya az da olsa kötü yanlarından bahsedebiliriz.

 

İnternet kullanımının yayılmasıyla birlikte gerek gazete, dergi, televizyon ve radyo büyük ölçüde negatif yönde etkileniyor. Artık eve gazete girmiyor diyebiliriz çünkü internetten anında ulaşmak mümkün. Aynı şey bir televizyon programı içinde geçerli. Artık eskide kaldı “bu bölümü kaçırdım tekrarı ne zaman acaba? ” diye düşünmek.  O bir yana artık insanlar dakikalarca reklam izlemekten bıktı. Onun yerine internete yüklenen kayıtları izlemeyi veya dinlemeyi tercih ediyor. Ne yalan söyleyeyim çoğu zaman bende öyle yapıyorum. Bu durum televizyonu etkilediği kadar radyonun dinlenme oranını da düşürüyor. Radyonun müzik dünyası içindeki yeri tabi ki tartışılamaz derecede önemli. Bir şarkının duyulabilmesi, patlayabilmesi için radyo ve müzik kanalı şart. Fakat işin bu kısmından sonra araya gerek videolu gerek videosuz şarkı, müzik platformları var. Televizyonda olduğu gibi radyonun dakikalarca süren reklamlarını dinlemek yerine sevdiğimiz şarkıyı açıp defalarca ücretsiz dinleyebiliyoruz. Her ne kadar yasal olmasa da indirebiliyoruz. Bu da radyonun dinlenme oranını etkiliyor. Tam da bu noktada araya sosyal medya giriyor. Çoğu radyo programcısı yayın sırasında takipçilerini yayına davet ediyor. Twitter’da hashtaglar açılıyor, konular belirleniyor ve dinleyici ile radyocu iç içe bir program ortaya çıkıyor. Tabii tüm programcılara aynı ölçülerde bir sosyal medya katılımı söz konusu değil. Dışardan her ne kadar egosuz görünmeye çalışsalar da çoğunun egosu tavan yapmış durumda. Takipçin ne kadar fazla, Tweetlerinin istatiği ne kadar yoğunsa o kadar seviliyorsun manasına geliyor, hoş bu işin dışardan görünen tarafı katılımcılar ne kadar gerçek? Doğal olarak sosyal ortamda geri kalmış bir programcı “onlara katılım varda bana niye yok” düşüncesinde. Burada da ortaya “Sahte Dinleyici Kitlesi” çıkıyor. Twitter’dan yumurta veya boot hesaplar alınıyor. Sahteliği anlaşılmasın diye RT ve FAVORİ’ lerde gerekli tweetlere ekleniyor, hashtaglar açılıyor. Önceden yazılıp hazırlanmış yazılar ise vakti geldiğinde teker teker Twitter’a düşüyor. Medya çalışanı olmanıza dahi gerek yok bunlara harcayacak paranız varsa artık gündemdesiniz ve sizde popülersiniz…