Hande Fındık

Geçtiğimiz günlerde İstanbul FM’de yeniden dinleyenleriyle buluşacağını belirttiğimiz deneyimli radyo programcısı Hande Fındık çok özel bir röportaj gerçekleştirdik.

 

İşte O Röportaj !..

 

Erhan YİĞİTCAN: Hande Hanım öncelikle merhabalar… Nasılsınız? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Hande FINDIK: Merhaba İstanbul’da doğdum ve kendimi bildim bileli radyo ve televizyonda çalışıyorum. Zaman zaman sadece radyo bazen de hem radyo hem TV’de beraber çalıştım. Onlardan bazıları; ilk göz ağrım İstanbul FM sonra Fenerbahçe FM, Alem FM, Nar Group radyoları, Kanal 6, Karadeniz TV, TGRT, Medical Channel ve Shopping TV diyebilirim. Aynı zamanda özel gecelerde sunuculuk yaptığım gibi bir dönemde oyunculuk yaptım fakat radyo gibisi yok.

 

Erhan YİĞİTCAN: Radyo sektörüyle ilk olarak nasıl tanıştınız? Bu sektörü tercih etmenizde ki neden nedir? Ne kadar süredir bu sektör içerisindesiniz?

Hande FINDIK: 17 yaşında İstanbul FM’i dinlerken yayında DJ aradıklarımı duydum başvurdum 3-5 aylık bir süreç ve eğitim sonrası işe başladım.

 

Erhan YİĞİTCAN: Bir radyo programcısı gözüyle radyo nedir? Radyoları sadece müzik kutusu olarak değerlendirmek doğru mudur?

Hande FINDIK: Başkaları için nedir bilmiyorum ama benim mesleki anlamda ilk göz ağrım radyodur. TV her ne kadar daha cazip gözükse de radyo mikrofonu başında kendimi evimde hissediyorum.

 

Erhan YİĞİTCAN: Radyo ve müzik sektörünü ne sıklıkla takip edersiniz? Yeni çıkan albümleri ne kadar bir süre sonra öğrenirsiniz mesela?

Hande FINDIK: Ben kulağıma hoş gelen birçok tarzda müzik dinliyorum. Müzik direktörlüğü ve yayın yönetmenliği yaptığım dönemde işim dolayısı ile zaten sıkı takip ediyordum. Şimdide elden geldiğince haberdarım diyebilirim.

 

Erhan YİĞİTCAN: Radyocular bazen yayınlarını Periscope uygulaması üzerinden de yapıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Sizce radyocular Periscope’u benimsedi mi?

Hande FINDIK: Periscope çok güzel bir uygulama ancak yerinde kullanmak lazım. Eskiden radyocunun gizemini Koruması gerektiğini düşünürdüm ancak zamanla her şey değişiyor. Sosyal medya çok popüler ancak radyo eskidi gibi değil ve gençlere ulaşmak için bu tarz uygulamalar kullanılabilir.

 

Erhan YİĞİTCAN: Düzenlenen ödül törenleriyle radyoların ve radyocuların ödüllendirilmesi hakkında neler söylemek istersiniz? Buna sektörde yaşanan bir gelişmenin göstergesi de diyebilir miyiz?

Hande FINDIK: İnsan hangi mesleği yaparsa yapsın ödül almak son derece güzel bir şey diye düşünüyorum.

 

Erhan YİĞİTCAN: Biraz da başka konulardan bahsedelim. Günlük hayatınızda genellikle neler yaparsınız? Tatil günlerinizde genellikle bir plan yapar mısınız?

Hande FINDIK: Günlük hayatımda düzenli olarak yaptığım tek şey spor çünkü öncelikle beni mutlu ediyor sonrasında zaten faydaları biliniyor bir de benim söylememe gerek yok. Tatil günlerim için bir plan yapmaktansa spontane olan şeyleri tercih ederim. Hayatta ne zaman plan yapsam bir şekilde aksilik oldu sanırım bu açıdan bunu benimsedim.

 

Erhan YİĞİTCAN: Sosyal medyayı sık kullanır mısınız? Yayınlarınıza sosyal medyayı dahil eder misiniz?

Hande FINDIK: Sosyal medyayı orta sıklıkta kullanıyorum bunu yoğun sıklıkta kullananları görünce anlıyorum Yayın şu an yapamıyorum ancak en kısa sürede huzur içinde çalışabileceğim bir radyo olursa ara ara yayınlarıma sosyal medyayı da katmayı düşünüyorum.

 

Erhan YİĞİTCAN: Röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak sitemiz Müzrad ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyim?

Hande FINDIK: Müzrad güzel bir oluşum umuyorum daha da gelişerek ve çok kişiye ulaşarak devam eder.