Gülbahar Kılınç

TRT Program Editörü ve VOIR Magazin Dergisi’nin editörü olan, geçmişte bir çok başarılı işlere imza atmış Gülbahar Kılınç ile çok renkli bir röportaj gerçekleştirdik.

 

İşte O Röportaj !..

 

Erhan YİĞİTCAN: Gülbahar Hanım öncelikle merhabalar…  Nasılsınız? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Gülbahar KILINÇ: Merhabalar,  sıcaktan bayılsam da enerjisi yüksek bir gündeyim. Yarına Allah büyük. (gülüyor) Yoğun bir döneme girdim.  Bir yandan dergi röportajları, bir yandan TV programı, öte yandan marka konsept çekimleri… Koşuşturmalı geçiyor.

 

Erhan YİĞİTCAN: Radyo 7, İstanbul FM, Karadeniz FM, Lokum FM gibi birçok radyoda çalıştınız. Sonrasında ise radyodan TV’ye geçerek radyoyu bıraktınız. Bunun nedeni ile alakalı neler söylemek istersiniz?

Gülbahar KILINÇ: Aslına bakarsanız radyo bir zamanlar benim vazgeçilmezimdi.  Büyük bir tutkuyla yapıyordum işimi. Fakat hayatın her evresinde olduğu gibi günün birinde o çok sevdiğiniz mesleğinizden de vazgeçebiliyorsunuz. Aslında vazgeçmek de demeyelim, televizyon o dönemlerde (6 yıl önce) daha ağır bastı. Önüme çıkan fırsatları değerlendirdim. Bir ara hem televizyon, hem radyoyu bir arada götürmeye çalıştım.  Fakat televizyon programında çalışmak zaman zaman uzun mesailer gerektirdiği için radyoyu bırakmak zorunda kaldım. Yaklaşık 6 yıldır televizyon programlarında çalışıyorum, şuan mutluyum.

 

muzrad_gulbahar-kilinc3

 

Erhan YİĞİTCAN: Daha önceden radyoda program yapmış biri olduğunuzu bildiğimden şu soruyu da sormak istiyorum. Sizce radyonun büyüsü var mıdır? Varsa nasıl bir büyüdür bu?

Gülbahar KILINÇ: Elbette radyonun büyüsü var. O koltuğa oturmamış birine bunu anlatmak zor.  Şöyle anlatayım; ben radyo programı yapmayalı yaklaşık 6 yıl oldu, fakat hala dinleyicilerim nerede, ne yapıyorum merak eder, sorar,  takip eder.  Hala, “ne zaman radyo programı yapacaksın?” ya da ” yeni sezonda hangi televizyon programında olacaksın?” diye sorular soruyorlar. Bu inanılmaz bir duygu.  Radyoda hiç görmediğin, tanımadığın insanlara bir şeyler anlatmak, onların sevgisini kazanmak  ve yıllardır yanımda olduklarını hissetmek bambaşka bir duygu.

 

Erhan YİĞİTCAN: Şuanda TRT’de yayınlanan Prof. Dr. Saraçoğlu ile Ruh ve Beden Sağlığı programının ve VOIR Magazin Dergisi’nin editörlüğünü yürütmektesiniz. Buradaki görevlerinizden de biraz bahseder misiniz?

Gülbahar KILINÇ: Sürekli yazıyorum. (gülüyor) Prof. Dr. Saraçoğlu ile Ruh ve Beden Sağlığı programının vtr, az sonra metinlerini ve canlı yayın KJ’lerini yazıyorum. İşimi büyük bir keyifle yapıyorum, hele bir de canlı yayınsa tadından yenmiyor. Çok uyumlu bir ekibimiz var. Herkes kendi işini büyük bir özveriyle yaptığı için canlı yayın stresini çok fazla yaşamıyoruz.  Bir programda yönetmen kesinlikle çok önemli… Yılların deneyimli ismi Nihal Ağırbaş yönetmenimiz.  Programın başarılı olmasında onun payı çok büyük. Reytinglerimizin maşallahı var. (gülüyor) Aman nazar değmesin. Öte yandan koca bir dergi yazıyorum.(gülüyor) VOIR Magazin Dergisi’ne her ay şarkıcı, radyocu, tasarımcı, modacı, oyuncu röportajları yapıyorum. Daha ne yapayım. (gülüyor)

 

muzrad_gulbahar-kilinc2

 

Erhan YİĞİTCAN: Çağımızda sosyal medyanın biliyorsunuz ki büyük bir rolü var. Peki, sizin hayatınızda sosyal medyanın büyük bir rolü var mı? Çok sık ilgilenir misiniz?

Gülbahar KILINÇ: Evet, birçok insan gibi ben de sosyal medyayla iç içe yaşayan biriyim. Kimler, nerede, ne yapıyor açar bi bakarım. Instagram’ın yeri ayrı bende tabii. (gülüyor)

 

Erhan YİĞİTCAN: Genellikle hangi müzikleri veya şarkıcıları dinlemeyi tercih edersiniz? Moral kaynağım şu tarz müzik diye söyleyebileceğiniz bir müzik tarzı var mı?

Gülbahar KILINÇ: Klasik olacak belki ama kulağa hoş gelen bütün müzikleri dinlerim. Öyle sadece şunu dinlerim bunu dinlerim diyemiyorum. Ruh halime göre değişiyor.  Bazen de dinlediğim yeni bir şarkıyı çok sevdiysem sabah akşam o şarkıyı dinlerim, en az bir ay gider o… (gülüyor)

 

Erhan YİĞİTCAN: Peki, bu zamana kadar gururlanarak elde ettiğiniz en büyük başarınız neydi? Bu başarınızı nasıl elde ettiniz?

Gülbahar KILINÇ: Buna başarı der misiniz bilmiyorum ama bugüne kadar kendi çabalarımla iyi yerlerde, iyi isimlerle çalıştım. Hala çalışmaya devam ediyorum. Televizyon sektöründe iyi bir editör olarak anılmak benim için gurur verici. Bugüne kadar kimsenin röportaj yapamadığı pek çok ünlü isimle röportaj yaptım,  magazin dergisine kapak oldum, çeşitli mücevher markaların marka yüzü oldum, en iyi bayan gece yayıncısı ödülü aldım… Aynı zamanda şuan yazılı basında (dergide) radyolara ve radyoculara destek vermek amaçlı her ay röportaj yapan, onları dinleyen tek kişiyim. Bu başarımı insanlara verdiğim güvenle ve iş ahlakımla elde ettiğimi düşünüyorum.

 

muzrad_gulbahar-kilinc4

 

Erhan YİĞİTCAN: Birazda çocukluğunuzdan bahsedelim. Çocukken yaptığınız en çılgınca şey neydi ve çocukluğunuz nasıl geçti?

Gülbahar KILINÇ: Çocukluğum… (gülüyor) Çocukluğumu koca bir mahallede tek kız çocuğu olarak geçirdim. Dolayısıyla hep erkek çocuklarının oynadığı oyunlarla ve onların salak muhabbetleriyle geçirdim.(gülüyor) Hiç bebeklerle oynadığımı hatırlamam. Erkek gibi büyüdüm. Sanırım bundan kaynaklanan bir özgüvenle hep birilerini dövüyordum. Okulda sevmediğim biri olduğunda mutlaka bir yerde yolunu kesip döverdim. (gülüyor) Büyüdüm, hayatımda her daim aksiyon ve macera eksik olmuyor,  tek fark birilerinin yolunu kesip dövmüyorum işte. Duruldum. (gülüyor)

 

Erhan YİĞİTCAN: Röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak sitemiz Müzrad ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Gülbahar KILINÇ: Umarım daha güzel işlere imza atarsınız. Yolunuz açık olsun.