Tunç Samur

Başarılı şarkıcı Tunç Samur ile ilk single çalışması hakkında konuştuk ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 

İşte O Röportaj!..

 

Erhan YİĞİTCAN: Tunç Bey öncelikle merhabalar… Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Tunç SAMUR: Merhabalar efendim; 1984’ün güzel bir Eylül gecesinde, Zonguldak’ta dünyaya gelmişim. Küçük yaşta ailem ile birlikte İstanbul’a gelip eğitimimi de bu şehirde tamamladım. 20 yaşımdan beridir, hayatımı müzikle kazanıyorum ve sürdürüyorum. Hayvanları insanlardan daha çok severim ve iyi bir Beşiktaş’lıyım.

 

Erhan YİĞİTCAN: Şarkıcı olmaya nasıl karar verdiniz? Bir ilgi sonucu mu bu işe başladınız? Hayalinizdeki işi yapıyor musunuz?

Tunç SAMUR: Lise yıllarımda okulun tiyatro kolundaydım. Tiyatro sahnesindeki son oyunumuzun müziklerini yapan arkadaşlara özendiğimi ve müziğin, tiyatrodan daha fazla ilgimi çektiğini farkettim ve o günden itibaren müzikle ilgilenmeye başladım. Önce gitar çalmayı öğrendim ve sonra iyi şarkı söyleyebildiğimi keşfettim. 5 yaşından beri herhangi bir şekilde sahnede olmayı hayal eden biri için artık şarkıcı olmak kaçınılmazdı. En büyük hayalimi yaşıyorum.

 

Erhan YİĞİTCAN: İlk single çalışmanız nasıl ortaya çıktı? Müzikseverler “Vedalar Soğuk Olur” isimli şarkınızı nasıl yorumladı?

Tunç SAMUR: İlk single çalışmam, hayatımın önemli bir bölümünü berbat eden bir aşk yüzünden çıktı. Yakamı kurtarıp, kaçarken yaptığım bu besteyi her zaman diğer bestelerimin önünde tutmuşumdur. (Daha iyi bestelerim olduğunun farkında olmama rağmen…) Bu sebeple ilk single için bu şarkıyı seçtim. Anlatmak istediklerime bununla başladım. Gelen reaksiyondan oldukça memnunum. Gelen tepkilere bakılırsa şarkıyı dinleyenleri bunalıma sokmayı başarmışım. Bu da duygularımı insanlara geçirebildiğimi gösteriyor.

 

Erhan YİĞİTCAN: İyi bir müzisyende olması gereken özellikler sizce nelerdir? Kendinizi bu anlamda eksik gördüğünüz bir yer var mı?

Tunç SAMUR: İyi müzisyen demek, müziği iyi bilen demek değildir. Çok önemli konservatuarlardan dereceyle mezun olmuş, derya gibi müzik bilgisine sahip insanlardan bile iyi besteler çıkmadığına yüzlerce kez şahit oldum. Müzisyenin, herşeyden önce yoğun duygulara ve duyarlılığa sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Tabii bu da yeterli değil. Müzik bilgisine de sahip olduğunuzda, duygularınızı tam istediğiniz gibi yansıtabilirsiniz. Müzik bilgisi olmazsa, hissettiğinizi anlatması için bir aranjör bulmak zorundasınızdır. O zaman da sizden çok, aranjörün duygusu ortaya çıkacaktır. İngilizce bilmeden, Shakespeare okumaya çalışmak gibi birşey; bir müzisyen için büyük handikap… Duygu yönünden eksik olduğumu düşünmüyorum ama müzik bilgisinden ömrümüzün sonuna kadar hep biraz eksik kalacağımız kesin. Çünkü takdir edersiniz ki, bilgi sonsuz. Yine de müzik bilgime güveniyorum.

 

Erhan YİĞİTCAN: Ülkemizde şarkıcı olmanın kolay olduğu yönünde bir düşünce var. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Tunç SAMUR: Buna katılıyorum. Artık müzik bireysel ticaret durumuna geldi. Belli bir sermayesi olan herkes, bir şarkı satın alıp, gerekli masrafları ödeyip, kayıt yapıp, klip çekip, şarkısını piyasaya sürebiliyor. Sesi kötü dahi olsa, gelişen teknolojiyle bunu düzeltmek de mümkün. Yani kısacası, parayı veren düdüğü çalar. Şarkıcı olmak bu kadar basit. Peki sanatçı olmak?

 

muzrad_tunc-samur2

 

Erhan YİĞİTCAN: Bu zamana kadar gururlanarak elde ettiğiniz en büyük başarınız neydi? Bu başarınızı nasıl elde ettiniz?

Tunç SAMUR: İlk kez, müzikten kazandığım parayla, kendime bir gitar almıştım. Profesyonel müzik kariyerime gerçek anlamda başladığım gün o gündü. En büyük başarım değildi belki ama en değerli başarım buydu.

 

Erhan YİĞİTCAN: Peki, bir hayaliniz ya da gerçekleştirmek istediğiniz bir düşünceniz var mı?

Tunç SAMUR: Daha büyük kitlelere duygularımı anlatmak istiyorum. Daha çok insana sesimi duyurmalıyım.

 

Erhan YİĞİTCAN: Günlük hayatınızda genellikle neler yaparsınız? Sosyal medyayı ne sıklıkla kullanırsınız?

Tunç SAMUR: Kendimi sosyal medya bağımlısı olarak görmüyorum ama insanları takip etmeyi seviyorum. İnsanlarla ilgili tespitler yapıyorum. Çoğu kişiyle dalga geçiyorum, bazılarını da takdir ediyorum. Sosyolojik bir gözlemdir sonuçta, benim için vakit kaybı sayılmaz. Tabii bir de az önce bahsettiğim hayalime ulaşmak için de sosyal medyaya sıklıkla başvurduğumu söyleyebilirim. Bunlara ayırdığım vaktin dışında iş, uyku ve klişe hobilerim var. Film, kitap, enstrüman vb.

 

Erhan YİĞİTCAN: Röportaj için teşekkür ederiz. Son olarak yeni sitemiz Müzrad ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Tunç SAMUR: Müzikseverlerin sıklıkla faydalanabileceği güzel bir oluşum. Benim gibi sesini duyurmaya çalışan müzisyenlere yer veriyor olmanız da takdir edilesi. Çok teşekkür ediyorum, saygılar, sevgiler.